Argo Köyü'nde yavaş yavaş kıtlık başlıyordu, herkes kaynakların biteceği konusunda endişeliydi. Pollux sürekli bu konuda bir şeyler yapmaya çalışıyordu, ama nafile. Ve de, yakınlarda bulunduğu düşünülen, Pergamon Medeniyeti diye anılan yerle ilgili birçok şüphe vardı. Lord, sonunda her soruna birer çözüm buldu. Önce ardakaşı Telegonus ile konuştu. Telegonus "Kaynak keşifleri yaparsak bu kıtlığı engelleyebiliriz." dedi. Pollux ise "Bunu ben de düşündüm Telegonus, ancak bu önemli ve zor durumda, hele hele yakınımızdaki Pergamonlular'ın gizemi ile kim endişe olmaksızın keşfe çıkmaya razı olur ki? Zaten fazla deneyimli adamlarımız yok bildiğin gibi." diye cevap verdi. Telegonus'un gözlerinde niyeti belli oluyordu, "Sanırım deneyimli bir gönüllü buldun, iz sürme ve yol bulma konusundaki tecrübelerim çok olmasa da geçenki kaşiflerin bahsettikleri madenlerin ötesine götürür beni. " dedi.Pollux "Buna gerçekten razımızsın eski dostum?" dedi,inanamıyordu.Telegonus "Merak etme Lord'um, bu işi bana bırak." dedi ve hazırlanmak üzere yaptıkları birkaç görüşmeden sonra gitti.Ama hala Pollux tatmin olmamıştı...
Sonra keşfe çıkan kişilerle birlikte Pergamon Medeniyeti'nin olduğu düşünülen yere kadar gitmeye karar verdi, bazı görüşmeler yapmak için. Gitmeden bir gece önce, geldiklerinden beri ilk kez Selene dışında bir tanrıyı rüyasında gördü: Apollon! Sabah Apollon'u görmenin sevinciyle ona verilen mesajı alıp okunu da ynında götürdü.Ayrıca yola çıkmadan öncem ona kurbanlar sundu.
Telegonus ve yaklaşık 15-20 kişilik kafileyle yola çıktılar-aslında bunlardan 10 tanesi Pollux'la birlikte ayrılacak korumalardı, fazla dikkat çekmek istememişti Lord-.Yol ağızına geldiklerinde, Telegonus'a bu konuda güvenen Pollux onu uğurlayıp Pergamon'a doğru gitti.
Yayını elinden hiç bırakmıyordu Apollon'a güvenip, iyi de ediyordu. Günler sonra bir orman kıyısına gelince, söylentilerin burayı gösterdiğini anlayıp sadağından çıkardığı oku havaya doğru gönderdi bir mesaj vermek için. Bir süre orada bekledikten sonra ormandan birkaç yay onlara doğru yöneldi. Sayılarına ardırmaksızın, yayını alıp bir ok taktı ve karşılarındakilere tuttu. Bir ses geldi "Bırak silahını!" ancak Pollux "Asla!" dedi.Aynı ses "Çok az kişisiniz,pek bir şansınız olmaz zaten, zorluk çıkarma ve yayını bırak!" dedi.Ancak Lord bırakmamakta ısrarlıydı. Sonunda -o sesin sahibi olduğu sanılan kişi- ormandan çıkıp önlerine geldi.Pollux'a "Cesaretine hayran kaldım yabancı, sen liderleri misin?" dedi. Pollux "Evet, ben Selene Medeniyeti'nin kurucusu ve önderiyim, sizler hakkında duyduğum dedikodular beni buraya getirdi, dostum ancak." dedi. Bir süre bakıştılar, sonra o adam kendini "Larangrod" diye tanıttı, Dahavan Köyü'nün lideri.Ardından iyi anlaştılar ve birbirlerine uygarlıklarının hikayelerini anlattılar. Pollux Larangrod'a bazı kaynaksal sıkıntıları olduğunu söyleyince Larangrod da kendi ülkesinin sıkıntılarına yardımcı olacak şekilde onlarla ticari bir anlaşma yapmayı kabul etti.
Bir süre Dahavan Köyü'nde misafir kaldılar ve geleneklerini öğrendiler. Argo'ya dönme zamanı gelince, barış ve ticari anlaşmalar yaparak ayrıldılar. Döndüklerinde, hala Pollux bu dostluklar ve keşfe giden Telegonus'un ülkeyi kurtacalağına emin değili. Sonunda rüyasında Selene'yi gördü. Ona "Deniz'e bakın." diyordu. Zihni aydınlanıp "Neden bunu daha önce düşünemedim!" diyen Pollux balıkçılık tarzı şeyler yapmak için limana gitti ve denizi araştırmak için Trieme üretimini hızlandırdı, bu kadar kolay ve yakınlarındaki bir çözüm gerçekten herkesi rahatlatmıştı...Ayrıyetten, şehirde ihtiyaç olunacağından asker eğitimini hızlandırdı.
Hamle:
Kaynak Keşfi:1 Gelişim,2 Üretim-Telegonus(GE)-
Anlaşma:
Pergamon Medeniyeti-Barış/Ticaret Anlaşması(Gider:Gelişim)(Gelir:Üretim)
Asker & Gemi:
3 Trieme:3 Askeri
1 Savaşçı:1 Askeri

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder