26 Ağustos 2011 Cuma
Bölüm 7-Eski Bir Savaşçı-Tanrı
İskeletler gittikten bir süre sonra,ülke biraz daha refaha kavuştu. Tarısal bir desteğin güvenini hisstemişti herkes.O sıralarda Pollux Elysium'a gitmişti,oradaki işleri düzenliyor ve bir lider atıyordu(Polyneikes)
Ancak,Pergamon Medeniyeti denen yer bir süredir dostları olmasına rağmen,o bölgeden korkutucu haberler geliyordu ve senki Dahavan Köyü yok olmuştu.Orada başkaları var gibiydi.Böyle bir tedirginlik de baş gösteriyordu,Kraken'in ardından(Pollux gördüğü 10 kadar gemiden bahsetmemeyi uygun görmüştü).Ama,Kuzey'deki Ölü Krallıkları denen yerden herkes haberdardı,yine Kuzey ülkerinden alınan dedikodulara göre de uzun süredir hiçbir şey yapmadan duruyor,sanki büyük bir olaya hazırlanıyordu.Doğu'daki Serbest Adalar Birliği de denizlerde dolaşırken,Tatarlar'la aralarındaki bölgeyi ellerinde tutmanın önemi artıyordu.Bir de,Kuzey'deki,büyük bir hızla ilerleyen o yeni ülkeyi de sayarsak,ortalık gergindi.
Böyle bir etkiyle,halk dinlerine daha da bağlanmıştı,ancak bir gün,havada tok bir ses yankılandı: "Başladı." İşte bu çok ürkütücüydü.En kısa zamanda bir şey yapılmalıydı,yoksa bir tehlike söz konusu olabilirdi.Orası hakkındaysa,hiçbir şey bilinmiyordu.Tam bu zamandaysa,Gök'ten kanatlı bir atla çok iri birisi indi.Pollux 1-2 gün için Argo'ya dönmüşken oldu bu,adam tam şehrin ortasına indiğinde ise meydana yakındı.Herkes merakla ona bakarken "Lideriniz nerededir?" dedi. Pollux öne çıktı, "Benim,yabancı.Peki sen kimsin?!" dedi.Sonra adam ona bir bakış atıp güldü, "Ben kim miyim ölümlü?Çok merak ettiysen,ben Kuvvet'in Tanrısı Herakles'im!" diye gürledi,herkes şok olmuştu.Ve konuşmasına devam etti: "Zeus,her yeri görebildiği kayasından durumunuza baktı.Herkesin korkulu olduğunu gördü,ve yola çıkmakenki adağınızı,-tabi ona tapan son topluluk olduğunuzu- unutmadı.Beni bir haberci/peygamber niteliğinde gönderdi.Sizi kutsadığını haber veriyor.Şimdi,hemen burada diz çöküm ona şükranlarınzı bildirin,o zaman Selene'yi tam olarak dinine kabul edecek." dediğinde,kısa süreli bir şaşkınlıktan sonra herkes eğildi,saygı gösterdi.Yerden kalkarken Pollux Herakles'e "Madem bir peygamber niteliğinde gelip bize hayırlı haberler verdin Herakles,seni ağırlamak da bana düşer." dedi.Herakles'se "Kimsenin ağırlamasına ihtiyacım yok,sadece yardıma geldim.Belki Güney'de belilen topluluklara gidip onlardan bazı haberler getirilim size." dedi.Sonra şehirden dışarı çıkıp gitti.
Birkaç gün sonra,Tydeus ve İskeletler geri döndü.Elysium kıyılarına gidip onlara "Ne oldu?O öldü mü?" diye sordu.İskeletler'den biri "Hayır ölümlü,onu bulamadık.Ama bir mağaraya rast geldik,gelecekte sizin için önemli olabilir." dedi,fakat girmediklerini söyledi,nedenini ise söylemeyi reddetti.Bunun üzerine, "O zaman kendim giderim." diyerek hazırlık yapmaya başladı Pollux.Aradan birkaç gün geçince de,Tydeus'un ısrarı üzerine gitmeden önce İolkaste'yle evlendi.Düşünleri Argo'daydı.Herakles ise sonlarına doğru katıldı şans eseri geri dönerek.Ama daha o medeniyetlere gitmediğini söyledi.Düğünden bir hafta sonra,yani gitmeden bir önceki gün Lord oturmuş düşünüyordu. "Neden İskeletler elleri boş döndü?Neden gördüğü o rüyadan beri Kraken'nle ilgili bir söz almamıştı kimseden?Belki de Herakles bu konuda da yardım ederdi.Ama kesin değildi.
Sabah uyandıktan sonra,tam hazırlanıp gidiyordu ki,Herakles gelip "Hala fazla uzaklaşmadım.Ama sınırlarının ötesi yaşamaya uygun görünüyor,ve de o uygarlıklar gelişirken burada durmanız uygun değil.Sınırlarınızı genişletmeniz iyi olabilir,Güney'e,burnun aşağısına doğru." dedi.Bir tehlike olmaması aslında iyi bir haberdi ki,dediğini hemen yaptılar.Daha geniş sınırları içerisinde daha güçlü olacaklarını düşünüyordu Tanrı.Ayrıca,Oraya giderken bir Kadırga kullanmaya karar vermişlerdi.Böylece Argo limanına doğru yola çıktılar.Herakles bu sefer direk O uygarlıklara gittiğinden her şey iyye gidiyor gibiydi.3 Trieme,Firkateyn ve Kadırga yola çıktıktan sonra,her yer olabildiğince soğumuştu.
Hamle:
Sınır Genişletme: 3 Gelişim, 3 Askeri(Burnun-ülkenin Güney'ine doğru)
Kaynak Keşfi:2 Üretim,1Gelişim
Araştırma:
Peygamberler:2 Gelişim, 2 Üretim
Asker & Gemi Üretimi:
Sapancı(Argo)
Kadırga(Argo)
Lider Üretimi:
Polyneikes(BÜ)
Lider Kullanımı:
Polyneikes,Patroklos
17 Ağustos 2011 Çarşamba
Bölüm 6-Hades'ten Sevgilerle (!)
Rüzgar normal bir şekilde ilerlerken Pollux filosuyla Ilyth'den dönüyordu. "Kahretsin!" dedi Lord. Hala Alward'da ittifak isteklerinin reddedilmesini kaldıramıyordu. "Zaten denizleri tehdit eden bir canavar sizi rahatsız etmiyosa kime ne değil mi? Pollux onlarla uğraşır!" Bu şekilde öfkeyle bir yandan Kraken'e rastlamaya çalışıyor,bir yandan mürettebatı tedirgin ediyordu.
Sonunda Patroklos yanına gidip konuştu: "Amca, bak onların bizi reddetmesine ben de üzülüyorum, ama tek başımıza da onunla karşılaşabiliriz. Bildiğin gibi biz bir ırkın son temsilcileiyiz, Olympos tarafından kutsanmış kişileriz. Lütfen kafana takma artık, nihayetinde kimseye muhtaç değiliz!" Pollux Patroklos'u dinledi, ona hak da verdi fakat bir yandan öfkeliydi, diğer yandan da korkuyordu. O şeyi yeneceğini söyleyip ayrılmıştı,tabi kendi ölümü gibi bir ihtimal de vardı.
Aradan bir hafta geçti, hala denizde öyle dolanıyorlardı. Lord sonunda "Ah bana o lanetli rüyayı gönderip beni bulalara boşuna getiren tanrı ne istedi acaba benden!" diye bağırdı. Yeğeni "Lordum, tanrılara suç atmak büyük bir günahtır..." derken, "Bu bir suç değil, bir olgu yeğenim!" diye sözünü kesti. "Düşün, ülkelerimizi kim yıktı? Bizi Selene kurtarmasa kim ölüme terk etti? Bu bir suçlama mı, bilinen bir gerçek mi? Soruyorum sana." dedi. İşte o anda denizde birden dalgalar köpürdü, fırtınalar çıktı. Koca bir dalga havada durup bir yüze dönüştü: Poseidon. Herkes şaşkın bir halde ona bakarken "Evet, o rüyayı ben gönderdim! Ama lanetli olduğunu söyleyen olmadı. Söylesene bu hırsını düşünüsek size yardım etmek için buraya nasıl gelmeni sağlayabilirdim? Kraken'i, kardeşimin canavarını sen tek tehlike sanarken? Argo'ya dön Lord, yolda insan aklının anlayamadığı yolculuk amacının ne olduğunu göreceksin. Ve bana gelince, sen kimsin ki bir tanrıya suç atıp küçük bir tanrıça kurtrmasa seni ölüme terk ettiğini söylüyorsun? Selene ben izin vermeseydim sizi alıp yeni bir devlet kurmaya nasıl götürebilirdi? Şimdi bir şey bilmedğin ve sadece bir ölümlü olduğun için seni bırakıyorum ve yardımlarımı esirgiyorum, size sadece yolda göreceğiniz şeyi ve denizde gezebilme, ya da savaşabilme hakkını tanıyorum, bana kurban adadığınız sürece! Şimdi düş yola Polux!" dedi.
Poseidon çok korkutucuydu ve Pollux dersini almıştı. Son hızla Selene'ye dönüyorlardı-ve bilmeseler de Athena gemilerini arkalarından itiyordu-, ve sonunda dönüştü göreceklerini gördüler: siyah kumaşın üstüne beyaz bir kurukafa ve çapraz kemikler işlenmiş bayrakları takmış on kadar gemi. Ama gemiler onlara bir şey yapmadan geçip gitti.
Karaya ayak bastıklarında Argo değişikti, bir ölüm havası vardı sanki. Ve Pollux şehrine girince meydan tam 100 tane iskelet gördü! Ama halk iskeletleri ne kadar tuhaf karşılıyorsa önlerinden geçerken, hiç endişeli değildi onlardan yana, sebebini Lordları da öğrendi: O yokken adakları olduğu yer açılmıştı ve bu iskeletler çıkmıştı, sonra İskeletler yüzeye çıktıktan sonra, tok bir ses şöyle söyledi: "Adağınızı ve sunağınızı kabul ediyorum; lakin benden başka bir şey daha isteme cüretinde bulunmayın! Bu savaşçıları, sadece yeraltından kaçmış canavarları öldürmek için kullanabilirsiniz; yüzeyde yaşaması gereken diğerlerine saldırmazlar."
İşte o an sevinç nidaları yükseldi, ardından iskeletlerden biri Pollux'un yanınıa gelip "Biz geldiğimiz yere ait olanı almaya geldik ve siz karışmayacaksınız. Şimdi gidiyoruz, ve inanmanız için ayrıca Hades'in emri üzerine şahit olması için bir kişiyi yanımızda götüreceğiz." dedi. Bir süre bakındıktan sonra "Tydeus."'u seçti.Lord tam onlara gemi verecekken "Sizin kürekli gemilerinize gerek yok, ve arkadaşınızı merak etmeyin." dedi,sonra hepsi suyun içinde yürüyerek gözden kayboldular.
Bu olaydan sonra Pollux bunu bir şeref kabul edip iskeletlerin gittiği yerde bir şehir kurdu, ve de şehri Yüce Kral Pluton'a adadı, adı ise Elysium'du. Argo'nun çoğalan nüfusu başkentte kalırken 100 kişi ve 200 savaşçı oraya gitti. Pollux ve İolkaste'nin düğün hazırlıkları da başladı başlayacaktı.
Hamle:
Şehir Kurmak(Elysium adında,Argo'nu batısındaki kıyılarda,burnun güneyinde.)
Populasyon Artırmak (Argo)
Asker Üretimi:
1 Sapancı Argo'ya(Agenor eğitecek)
10 Ağustos 2011 Çarşamba
Bölüm 5-Gizemli Denizlerde
"Pollux! Döndüler! Buraya gel! " Agenor'un bağırdığını duydu Pollux, ardından hemen konağından çıkıp onun yanına gitti. "Ne oluyor?" diye sordu. Agenor "Larangrod ve Tydeus geri döndü! Limanda seni bekliyorlar!" dedi. Çabucak limana gittiler, Tydeus onu görünce Larangrod ve donanmaya işaret etti ve ona doğru koştular. Tüm mürettebat adeta buz kesilmişti,çok korkmuş gözüküyorlardı."Neler oldu;?Bu haliniz nedir?" diye sordu Lord. "Kraken!" dediler, "Kraken'i gördük!Yeni keşfettiğimiz ülkenin sularında geziyor, orası tehlikeli!" diye uyardılar.Halk bunun üzerine iyice tedirginleşti...
Lord Pollux o gece rüyasında Kraken'i gördü: etrafında birçok gemi vardı ve gemilerden birini batırıyor, sonra oklara dayanamayıp ölüyordu. Uyandığında "Bu bir işaret.Geçmiş, şimdiki zaman ya da geleceğe dair bir işaret. Ondan zarar gören sadece Tatarlar veya biz değiliz, bir filo vardı!" dedi.
Sonunda iyice tedirgin olan halkın karşısına çıktı. "Beni dinleyin Selene'nin halkı! Hepinizin korktuğunu ve Deniz'den belirsiz şeyler beklediğinizi biliyorum. Ancak dün gece bir tanrıdan bir alamet aldım! Kraken'in ölümü yakındır! Bunu en kısa zamanda sağlayacağım da. Ve bir ilke imza atacağım, dünya üzerinde şimdiye kadar yapılmış ilk Hades'e sunağı sunacağım! Çünkü Kraken onun öfkesinin bir eseri. Ama sadece bununla da kalmayacağım, Selene'yi tekrar dinleyip eski sözünü, "Deniz'e bakın." önerisini yenileyerek daha güçlü gemiler üreteceğim. Ve ordumuzu da güçlendireceğim! Yarın bir Firkateyn yapıp yanında Triemeler'le gideceğim. Ayrıca Agenor mızraklı birimler de yetiştirecek, yakında hedefimize ulaşacağız dostlarım, kudretli bir ordu ve kimseye muhtaç olmamak... bunu Kraken'in ölümüyle kanıtlayacağım! Ama tek başıma olmaz, Tatar ve Ilyth Medeniyet'lerine de bazı fermanlar göndereceğim, Larangrod da Güney'e kaçmasını engelleyecek! Ve döneceğim konusunda hepiniz emin, olun, şimdi Tydeus'un kuzeni İolkaste'ye herkesin önünde talip oluyor ve onun için döneceğimi bildiriyorum! Yokluğumda Tydeus herhangi bir saldırıya karşı yönetimi devralacak, ayrıca yeğenim,artık savaşa hazır Patroklos da yanımda gelecek.Şimdi tanrılara kurban töreni yapabilmem için bana besili bir boğa, üçayak, güçlü bir geyik ve 3 koç getirin." dedi. Bu kudretli konuşması, hem herkese güven vermiş, hem de İolkaste'nin kalbini çalmıştı.
Hayvanlar gelince belirli bir sunak olmadığından (henüz) şehir meydanında töreni yaptılar. Önce Pollux boğayı aldı ve "Yüce Zeus, bu koçu kabul et ve bize yolculuğu kazanma yetisi ver!" dedi. Sonra üçayağı aldı ve "Athena! Argonotlar ve tüm kahramanların yoldaşı! Sana bu üçayağı sunuyorum, lütfen rüzgarın en iyisini bize ver!" diye Bilgelik Tanrıçası'na da adağını sundu. Sıra geyiğe geldi, "Artemis,Av Tanrıçası! En sevdiğin adak olan bu geyiği kabul et, Kraken'i avlamamızda bize yardımcı ol!" dedi. Ardından boğalardan birini de kesmeden önce "Poseidon, Denizler'in Tanrısı, geçmişte belki halkımızı sevmedin, ama biz onların arasından ışık olarak çıkanlarız. Lütfen bu yolculuğu güvenli kıl." dedi. Son boğa ise, Hades'e aitti: "Hades! Ölüler'in Tanrısı, Yüce Kral Pluton! Şimdiye kadar, sana ilk adak törenini yapıyoruz. Sen de bize kulak ver, Kraken'in gücünü azalt!" dedi.Bu şekilde kurban töreni bitti ve Pollux hazırlanmaya gitti.
Sabah şafakta çıktılar, Firkateyn'e Patroklos ve Pollux bindi. Triemeler'den biri Tatarlar'ın yanına onların da gelmesi için anlaşmayı ve tam ittifakların hatırlatmaya gitti. 3 Trieme ve Firkateyn de Kuzey'e doğru yol aldı. Mümkünse Ilyth'e gideceklerdi,yolda bir aksilik çıkmazsa...
Araştırmalar:
Gemicilik:2 Üretim, 2 Gelişim,4 Askeri
Ordu:1 Üretim,2 Askeri
Asker & Gemi Üretimi:
1 Firkateyn: 2 Askeri
1 Mızraklı: 1 Askeri
Anlaşma:
Ilyht Tam İttifak Teklifi
Lider Üretimi:
Patroklos(TA)
Lider Kullanımı:
Agenor
Patroklos
5 Ağustos 2011 Cuma
Bölüm 4-Yeni Dostluklar
Argo'da insanlar biraz tedirgindi. Kıtlık çözülmüştü, fakat hem yakın zamanda kıyılara devasa boylarda ahtapot bacağı gibi bir şey vurmuş, hem de karşı kıyıda bir ülkenin olduğu anlaşılmıştı.
Pollux bunları araştırmak için harekete geçti. Apollon tarafından uyarılışı da hala aklındaydı ve uyandığında net hatırlamasa da tanrılardan geldiğini düşündüğü rüyalar ve onların mesajlarını daha iyi anlamak için mistik olaylar hakkında araştırmalar yaptırdı. Bu şekilde halk yalnız olmadıklarını düşünüp sevinince, sıra diğer olaylara geldi.
Dahavan Köyü'nden bazı diplomatlar geldi, Larangrod'un yaşanan tuhaf olaylara desteğini vereceğini söylüyorlardı. Sonra Pollux Agenor ile görüştü, bu devasa yaratığı araştırmak için iyi bir savaşçı bulmaları lazımdı.Agenor ona yoldaşı Tydeus'u önderdi.Tydeus, Larangrod'a eşlik edip araştırmaya gidecek gemileri yönetmeye razı oldu.
Yolculuğa Pollux da katılacaktı. Önce Larangrod ile biraz görüştü, Pergamon'un Lideri ona ticaret anlaşmalarının süreceğini bildirdi. Kendi adamları ayrıca Güney taraflarında da denizde araştırma yapıyorlardı.
Limandan 3 trieme yola çıktı, 1 tanesi de ne olur ne olmaz diye yerinde kaldı. Gemilerin 2'sinde Tydeus ve Larangrod bulunuyordu, diğerinde ise karşı kıyıdaki medeniyeti araştırmaya giden Pollux vardı, geçen sefer Apollon sayesinde yoldan geçen bir gezgin olmadığını göstermişti, ama bu sefer daha hazırlıklı olup kendini daha yüce göstermek istedi ve gemiyi askerlerle donattı. Bir süre sonra diğer gemiler araştırma yapmak için ayrıldı ve Pollux Tatar kıyılarına gitti.
Orada bir boğaz gibi bir yer gördü,iki kıyı arasında bir nehir vardı. Nehrin yakınlarında da bir kent vardı,gemisiyle o kente gitti. Vardığında gemide 10-15 kişi bırakıp diğer askerleriyle dışarı çıktı. Halk biraz telaşlandı şehirde, bir süre sonra bir kadın geldi, kendini Aycan Hatun diye tanıttı. Argo Kralı kendilerini dost olarak tanıttı. Aycan Hatun onları Aqyar adındaki köyden alıp, başkent olan Bahçesaray'a götürdü. Bahçesaray'ın hakimi Tolga Giray Kağan'dı. Önce biraz ürktüler bu zırhlarla donanmış askerlerden, ama sonra Pollux, üzerinde 100 gözlü Argos çizilmiş olan kalkanını yere bırakıp kendini tanıttı. Bir süre sonra Kağan'ın evine konuk oldu ve denizlerde gezinen o devasa yaratık hakkında konuştular, şüphesiz Tatarlar da rahatsızdı ondan.
"Kraken." dedi Pollux, "Kraken'dir o, Hades'in öfkesinden doğan yüce yaratık." dedi. Ama Tolga Giray Kağan'ın düşünceleri farklıydı, şüphesiz kültürlerinin farklılığından dolayı. Ve bir süre sonra anlaşıp barış ve tam ittifak anlaşması imzaladılar, ayrıca Kağan Selene'ye yardım etmeyi kabul edip ticaret anlaşması da yaptı.
Pollux, birkaç hafta sonra ülkesindeki işleri halletmek üzere ayrıldı. Argo'ya döndüğünde, Tatarlar'ın bahsettiği, kuzeydeki medeniyetlerden biri olan Ilyth'dan bazı haberciler gelmişti. Alward lideri Archibard onlara barış ve ticaret anlaşmaları öneriyordu. Bu yeni anlaşma ve dostluklar Pollux'un hoşuna gitti, ardından kabul etti-anlaşma tam da istediği gibiydi ayrıca.
Haberciler gittikten sonra, Kraken'den ve diğer başka uygarlıklardan haklı olarak çekinen Pollux, demir işçiliği üzerine yoğunlaştı ve savaşçılarını daha güçlü hale getirmek istedi. Ve de Agenor'un asker eğitimine hız vermesini buyurdu. Tanrılardan aldığı rüyalardan sonra da, bazı değişiklikler yapmanın daha iyi olacağını, yavaş yavaş kutsal bir ülke olduklarını düşünüyordu, ve bir süre sonra Alward'a gitmek de vardı aklında,meşhur Archibard'la tanışmak için...
Araştırmalar:Mistizm:1 Gelişim, 1 Üretim.
Demir İşçiliği:2 Üretim, 2 Askeri
Anlaşmalar:Tatar Medeniyeti Barış, Ticaret: (Gelir:Üretim,Gider:Askeri)(İttifak:Tam İttifak)
Asker & Gemi:
1 Savaşçı
Lider:Tydeus(OK)
Kullanılan liderler:Tydeus, Agenor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



